Canlı Şahidim Kosova Part 2

Aslına bakarsanız ben oraya gezmeye değil eğitime gittim.  Bu eğitim sayesinde Dünya’nın 50 Ülkesinden de birçok tanıdık edindim. Zaman zaman güldük zaman zaman toplu gezilere gittik. Yalnızlık çekmedim ya da yabancılık. Hep bir arada hep birbirlerimizin açıklarını kapayarak gönlümüzce eğlendik.

 

Bu eğitime öncelikle nası mı gittim?! Yeme, içme ve  kalmanın oraya ait olduğu bir seminer bu… size düşen sadece gidiş dönüş bir uçak bileti ve orada harcayacağınız bir miktar para. Ben 200 € ile gittim. 20€ ile geri döndüm.  Bu seminer her yıl  Mayıs ayının ortasında başvuruları açılıyor. Genelde çoğu insanı kabul ediyorlar. Ha sizlere geri dönüşte sizlere bir forum yolluyorlar ve orayı eksiksiz dolduruyorsunuz. Hem İngilizce hem de Arnavutça bu sizin için pekte korkulacak bir forum olmayacaktır. Seminer her yıl genel olarak 13 Ağustos’da başlıyor ve 2 hafta sürüyor. Sabah saat 10’a 60 dakika kadar bir blok dersiniz oluyor. Ondan sonra katılım şartı olmaksızın bir seminer oluyor ünlü ya da ismi duyulmuş kişilerin seçtikleri konularca biraz sıkıcı ama bolca bilgi yüklü seminerleri… bir de akşam 16.30’da bir dersiniz oluyor yine 60 dakika kadarcık ve sonra özgürsünüz.  Yemek saatleriniz ise sabah 7-9 arası öğle yemeği  13.30 -15.00 arası akşam yemeğiniz ise 19.00- 21.00’a kadar.  Sizlere bir şey söylemem gerekirse kilo almadan dönemeyeceksiniz. Bana kalırsa Türk mutfağından daha lezzetli yemekler yiyecek tamamen doğal içecekler tadacaksınız. Size bahsederken bile karnım kazındı ve özlediğim tatları hatırladım. Siz dur demezseniz yemek koymaya devam ediyorlar bu arada. Aman ha dememiş olmayayım.

Biz de siz koy demezseniz kaşığın ucuyla koyup geri kaşığın ucuyla yemeği alırlar fakat orada durum tam tersi. Taunita ‘da yedikçe kilo alacaksınız. Olur da gitmek isterseniz.

 

Gelelim asıl konumuza… oraya gittim ve sadece derslere katılmadım elbette gezdim.

GËRMIA PARKI!!!

Kosova’nın bildiğimiz gibi herhangi  Deniz’e veya Okyanus’a kıyısı yok. Haliyle onlarında Gërmia’sı var. Kosova’ya gidip de oraya uğramamak olmaz. GËRMIA PARKI Priştina şehrin de olup şehir merkezine çok yakın… bir de  doğa harikası bir yer. Ankaralı olan bilir bizim Göksu Parkına benziyor. Tek farkla bin basıyor fakat. GËRMIA PARKI’ ı iki dağ arasında kalmış yüksek ağaçlarla çevrili tamamen doğanın varlığının hissedildiği… parkın, piknik alanın, kamp alanın, dağ evlerinin, konser alanın, oyun alanlarının ve en önemlisi ise kocaman bir havuza sahip olmasıyla ün salmış bir yer. Havuz dediğime bakmayın bildiğiniz Deniz yahu!!! Bir uçtan bir ucu görünmüyor.  Su kaydırakları da var. Girişleri 2 €… akşamları da konser ve müzik şenliği oluyor. Ha ben yüzer üstüne acıkırım derseniz korkmayın. Havuzun çevresinde birden çok büfe ve bir restaurant mevcut… yüzme bilmeyenler aman ha dikkat! Havuzun kenar kısımlarında su diziniz de olabilir ama sadece kenarında. Bir anda adım atıp da boğulmayın.

Ben havuz falan istemem Türkiye’ de var derseniz eğer. Size tavsiyem piknik yapabilir ya da dağa tırmanış yaparsınız. O da mı yetmez o halde alın elinize fotoğraf makinenizi gezip doğaya doyun. Şimdilik bu kadar.       Part 3’de görüşmek dileği ile arkadaşlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir